Filozoflar

Facebook Twitter Subscribe
 

spinoza felsefesi

Filozoflar
Tarih : 15 May 10
Yazar : ozlem

24 Kasım 1632′de Amsterdam’da doğan Spinoza 21 Şubat 1677′de Lahey’de vefat etmiştir. Benedictius de Spinoza veya Bento d’Espinoza olarak da bilinmektedir. René Descartes ve Gottfried Leibniz’le birlikte 17. yüzyıl felsefesinin en önde gelen rasyonalistlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Zamanında anlaşılmayan pek çok filozof gibi Spinoza’da yanlış anlaşılmanın muhatabı olmuş, tuhaf bir çelişkiyle hem en büyük din düşmanlarından biri sayılmış hem de eserinin temel kaynağının Tanrı sevgisi olduğu söylenmiştir. bunlarla birlikte Spinoza’nın tam bir bilge yaşamı yaşadığı belirtilebilir. en büyük eseri Ethica isimli kitaptır.

Spinoza, Hollanda’da ticaretle uğraşan bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi Yahudi’yi ve Portekiz’den engizisyonunun baskıları dolayısıyla kaçıp önce Nantes’a sonra da Amsterdam’a gelmişlerdi. Bilimsel buluşların, dinsel bölünme ve çatışmaların, siyasal değişikliklerin ve felsefi gelişmelerin yoğun olduğu bir sırada Hollanda’da yaşadı. Spinoza’nın babası ticaretin yanı sıra sosyal alanda da gelişme kaydetmiş ve amsterdam’daki Sinagog’un ve Yahudi okulunun müdürü olmuştu. Ailesi spinoza’nın Yahudi hahamı olarak yetişmesini istemiş ve bu yönde gelişmesi için her türlü eğitim olanaklarını sağlamıştı. Spinoza bu sebeple erken yaşta gittiği Yahudi okullarında ve Sinagoglarda İbranice öğrenmiş, Yahudi ve Arap teologların çalışmalarını öğrenme imkanı bulmuştur.

Spinoza’nın laik ve sorgulayıcı düşünceyle güçlü bağlantısının başlangıcında eğitim sürecinin başlarında yer alan öğretmeni liberal haham olarak bilinen Manasseh ben Israel’in atkisi olduğu söylenebilir.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 21 Nis 10
Yazar : ozlem

Spinoza’nın felsefi çalışmalarının anlaşılmak ve değerlendirilmek bakımından özel zorlukları olduğu bilinen bir gerçektir. Kullandığı kavramlar, bunlara getirdiği tanım ve açıklamalar birçok farklı yollardan yeniden sorgulanabilir ya da değerlendirilebilir. Bu yalnızca Spinoza’nın bir yanda Tanrı sarhoşu, diğer yanda din ve tanrı düşmanı olarak değerlendirilmesi meselesinde ortaya çıkmaz, bir bütün felsefi sisteminin anlaşılmasında özel bir sorun yaratır. Felsefenin bildik terimlerini kullanmakla birlikte, Spinoza’nın kendi metafiziğini kurarken bu terimlere sağladığı anlam katmanları ve terimleri birbiriyle ilintilendirme tarzı onun sisteminin anlaşılmasını güçleştirmiş ve bunun yanı sıra pek çok farklı şekillerde yorumlanmasına yol açmıştır.

Temel yapıtı Etika ilginç özelliklere sahiptir. İlkin burada Spinoza’nın felsefi çalışmasına bilimsel bir konum kazandırmaya çalıştığı söylenebilir. Rasyonalist filozofların matematikten etkilenmeleri ya da onu model almaları spinoza içinde geçerlidir, ancak spinoza matematikten çok geometriyi benimser ve yapıtlarında geometri yöntemi kullanır. Etika’nın altbaşlığı bu bakımdan örnektir. Geometrik yönteme göre kanıtlanmış olan ahlak. Yorumcuları, çalışmanın ağır yapısının buradan kaynaklandığında hemfikirdirler. Etika’nın hem biçimsel yapısını hem de içeriğini geometrik yöntem şekillendirir.

Etika’nın temel kavramları olan töz, nitelik, görünüm, nedensellik bunlara örnek olarak verilebilir. spinozacı metafiziğin nasıl bir ontolojiye sahip olduğu, Tanrı ya da doğa dediğinde ne demek istediği, insanın doğadaki yerinin nasıl ele alındığı, özgürlük ve zorunluluk ilişkisinin nasıl değerlendirildiği önemli boyutlar ve sorunlar içerir. Spinoza bu bakımdan etkisi geç anlaşılmış ve anlaşıldığı andan itibaren sürekli yeniden değerlendirilir bir filozof olmuştur.

Spinoza Tanrı ya da Doğa

Spinoza’nın yazılarından her yere tanrı yerine tabiat kelimesi konulabilir. Bu konuda kendisi bile sarih olarak yol gösteriyor. Tanrı mefhumundan şahsi, irade ve hatta şuurla ilgili her şeyi çıkarmak suretiyle, Spinoza, bu iki mefhumu birbirine yaklaştırır.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 21 Nis 10
Yazar : ozlem

Spinoza’nın düşünce kaynaklarında farklı etkilerin olduğu söylenebilir. Onun zor anlaşılan ya da tamamen zıt yönlerde anlaşılan felsefesinin oluşumunda bir yanda Yahudi mistiklerini, İslam düşünürlerini, skolastikleri, 17. yüzyılda çok önemli gelişmeler kaydeden doğabilimlerini, Girdano Bruno ve özellikle onu panteizmini ve bütün bunların ötesinde Descartes’i ve Kartezyen felsefeyi buluruz. Bir anlamda bunlara bağlı olarak onun felsefi sorununun töz sorunu olduğunu, bu eksende varlık problemine yöneldiğini söyleyebiliriz.

Beden ve ruhun birbirlerine olan üstünlükleri yerine paralelliklerini savunan Spinoza ereksel bir nedenselliğe de karşı çıkmıştır. Bununla birlikte aşkın bir tanrı anlayışı yerine içkin bir doğa anlayışı getirmiştir. Böylece ruhun bedeni yönettiği insanbiçimli tanrı fikri yerine bütün çeşitlilikleri barındıran ereksel olmayan bir tek doğadan bahsetmekle beraber insandaki temel üç yanılsamayı tasfir etmiştir. Ereklilik çerçevesinde, Bilinç, özgürlük ve tanrıbilimsel yanılsama.

Spinoza’nın misalinde, yeni materyalist felsefenin yahudiliğin bağrında veya yahudi ananesinin kaynaklarında doğuşu gayet iyi takip edebilirler. Bu ananede dini öz, milli, siyasi ve dünyevi muhtevaya nispeten çok ince sığ kalıyor, yani Hristiyanlığa tamamen ters bir durum.

Filozoflar
   
 
Filozoflar
Filozoflar
Filozoflar