Filozoflar

Facebook Twitter Subscribe
 

İslam Felsefesinde Ekoller

Filozoflar
Tarih : 20 Nis 10
Yazar : ozlem

Felsefe akımı olarak Meşşailikten daha sonraları ortaya çıkmıştır. Kelime anlamıyla işrak ışığın açılması, parlama, güneşin doğması anlamlarına gelmektedir. Bu sebeple ona Nur felsefesi de denmiştir. Başlıca özelliği olarak, bilgi meselesinde mantık ve akıl yürütme metoduna karşı olan İşrakilik, akıl üstü bilgi kaynakları olarak gördüğü keşf, ilham ve sezgiye büyük değer verir. Meşşailik ile tasavvuf arasında bir yer tutar. Onun için manevi sezgi bu felsefenin esasını teşkil eder ve hakikat sadece işrak ve kalp yoluyla elde edilebilir.

İşrakilik kelime anlamı olarak ışığın açılması ya da güneşin doğması anlamındaki işrak kelimesinden gelmektedir. Hakikatin direk olarak ortaya çıkması, açılması anlamındadır. Hem felsefi hem de mistik boyutları olan bir akım olarak varlığını sürdürmüştür.

Miladi 12. yüzyılda öldürülmüş olduğu ve sözkonusu akım daha sonra ardılları tarafından kurulduğu için okulun öncüsü Maktül Şahabeddin Sühreverdi kabul edilir.İşraki felsefe, islam felsefe tarihi içinde büyük akımlardan biridir ve yaygınlığı ya da kabul edilirliği diğerleri kadar olmasa da, en özgün felsefi akımlardan biri sayılmaktadır.

Kendisini çekemeyen çevrelerin çevrelerin jurnalleyile yönetim tarafından tehlike görüldüğü için idam edilerek öldürülen ve bu sebeple Sühreverdilik tarikatının kurucusu diğer Sühreverdi’den ayırt edilmek için adının arkasına Maktül ibaresi konuan Şihabüddin Sühreverdi çok genç yaşta felsefe ile ilgilenmiş, Aristo’nun ve Meşşailerin ve sufi büyüklerin eserlerini tetkik etmiş ve akıl yoluyla sezgi yolunu bir araya getirerek uyumlu bir birlik oluşturmaya çalıştığı gnostik İşrakilik akımının temellerini atmıştır. Ne yazık ki pek çok eseri günümüze gelebilmiş ancak İran, Türkiye ve Hindistan kütüphanelerinde bazı eserleri kalabilmiştir. Bu eserlerin en önemlilerinden ve İşrakiliğin temel kitaplarından biri onun Hikmet’ül İşrak adlı eseridir.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 20 Nis 10
Yazar : ozlem

İslam düşüncesi tarihinde felsefe veya islam felsefesi denince ilk akla gelen düşünce akımı Meşşailik’tir. Bu düşünce sistemi yukarıda belirttiğimiz tabiat felsefesine paralel olarak ortaya çıkmış ve kısa bir sürede en uygun felsefi bir sistem halini almıştır. Çağının bütün felsefe meselelerine bünyesinde yer veren Meşşailik, mantık ve matematiğe dayanır. Yani onun esas karakteri akılcı olmasıdır. Hicri üçüncü yüzyılda doğuşundan sonra kısa sürede Sünni telakkiye uygun bir yapıya bürünmüş, böylece İslam düşünce dünyasının hakim ve yaygın felsefesi olmuştur.

Meşşailik veya Meşşai felsefe adıyla şöhret kazanan bu felsefe akımına Osmanlıca’da Aristo talisiyyede denmiştir. Meşşailik terimi Grekçe Peripatetisme kelimesinin arapçada aldığı karşılıktır. Peripatetisme ise Grek filozofu Aristoteles’in Atina’da kurduğu okulun bahçesinde derslerini öğrencileriyle gezinerek yapmasını ifade eder.

Meşşailik, İslam dünyasında Aristutalis, Aristatalis veya Aristü ismiyle de tanınan Aristoteles’in, başta mantık ve metafizik olmak üzere psikoloji, astronomi, tabiat, siyaset, ahlak ve diğer düşüncelerinin İslam dünyasındaki yorumlarını ve tesirlerini ifade eder. Meşşai terimi bu anlamına ilave olarak ayrıca Aristo ile Platon felsefelerinin uzlaştırılmasını, Plotinos ve Yeni Platonculuk’un tesirlerii de içine alır. bütün bu özellikleriyle, Meşşailik, asıl felsefi meselelerde İslam’ın esaslarına bağlı kalan, metod yönünden başta Aristo’yu takip eden ve Platon ile yeni Platoncu felsefelere de bünyesinde yer veren bir ekol olarak karşımıza çıkar.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 20 Nis 10
Yazar : ozlem

İslam felsefesi tarihinde kendilerine has görüşleri bulunan bir başka felsefe ekolü de ihvanü’l-Safa diye şöhret bulmuş olan bir topluluğun düşünceleridir. Bunlar kendilerine göre taassup içinde kabul ettikleri müslümanları aydınlatmak din ile felsefeyi uzlaştırmak, tabiat ilimlerinden yararlanarak geliştirdikleri ilim anlayışını ve felsefi görüşlerini yaymak için çalışmışlardır. Bir dernek gibi ortaya çıkan İhvanü’s-Safa’nın dini olduğu kadar siyasi ve felsefi bir özelliği de bulunur. Düşüncelerini yayabilmek için, devirlerinin her türlü bilgisini içine alan ve elliyi aşkın risaleden oluşan bir ansiklopedi meydana getirmişlerdir ki; Resail-i İhvan-ı Safa adında günümüze kadar gelmiştir. Sistemlerinde eğitime ayrı bir örnek vererek, insanları çeşitli yaş grubuna ayırarak, onlara ayrı bilgileri içeren farklı eğitim-öğretim programları uygulamışlardır.

Filozoflar
Tarih : 20 Nis 10
Yazar : ozlem

Karmati, Mezdeki, Ta’limiyye, Mülahide, İsmailiyye, Hürremiye ve kırmızı başlık giydiklerinden Muhammire adlarıyla anılmışlardır. Batınilik; felsefe kavramlarla, şüphecilik, tasavvuf ve mütezilenin karışmasından doğmuştur. Onlara göre islamda her şeyin bir zahiri, bir de gizli manası vardır. Batıni manaya nüfuz edilmeden Batıni olunamaz. Şiayı savunmuş, şianın aşırı kollarını içinde bulundurmuştur. İslam aleminde batıni temayüller ilk defa Sufilerden Hakim Tirmizi’de görülür.

Batınilik, Yahudilikteki kabbalizme cereyanına benzer. Kabalistler Tevrat ve Zebur’un zahiri manasıyla iktifa etmeyerek, onların harflerinden gizli mana çıkarmaya çalışan bir akımdır. İbn Meymun gibi bir filozof, Hasan Sabah gibi bir teşkilatçı yetiştirerek önemli faaliyetlerde bulunmuştur. Gazali batınilere reddiyeler yazmıştır. Abbasiler batınileri takibe almışlardır. Genelde siyasi olup, ehli sünnetin siyasi birliğini yıkmaya çalışmış ve önemli şahsiyetlere suikastlar düzenlenmiştir.

Batıniliğin esasları şunlardır;

-Halifelik yerine imamlığı kurmak
-Siyasi iktidarı ele geçirmek
-Hukuk sistemini oluşturmuşlardır
-Fikirlerin ağırlık noktasını imam doktrini oluşturur. İmam masumdur. İmam her şeyi bilir ve islamın bir çok hükümlerini değiştirebilir.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 20 Nis 10
Yazar : ozlem

Tabiatçılar gibi duyulardan başka ilgi kaynağı olmadığını kabul ederler. Yegane gerçek maddedir. Maddeciler zamanı ezeli ve yaratılmış olduğunu kabul etmelerinden onlara zaman derler. Allah’ın varlığını da kabul etmemişlerdir. Alemin ezeli olduğunu, mahluk olmadığını kabul ederler. Bu ekolün en meşhur kişisi ibni Ravendi’dir. Kitaplarının çoğunda ateizmi işlemiştir. Batiniler arasında varlıklarını sürdürebilmiş, bir okul oluşturmuşlardır.

Temel fikirleri;
-Her varlık maddedir. Maddeden ayrı bir ruh yoktur.
-Evren ve tanrı birdir. Evrenin dışında bir yaratıcı yoktur.
-İnsan psikolojik bir şahsiyet değildir. ruh, ölümden sonra yok olur.

Filozoflar
Tarih : 20 Nis 10
Yazar : ozlem

Deney ve tümevarım metodunu ilk kullanan ve bilginin duyumlardan ibaret olduğunu savunan bilgelerdir. İslam dünyasındaki ilk felsefi akım budur. Maddi dünyanın dışında ruh ve Allah’ı kabul eder, Allah’ın hikmetinin, onur yarattığı eşyada tecelli ettiğini söylüyorlar. Bu ekolun kurucusu Ebu Bekr Zekeriya Razi’dir. Razi aynı zamanda bir tıpçıdır. Yürmi ciltlik el-Havi adlı bir kitap yazmıştır. Fizikte ışığın kırılmasından ilk kez o bahsetmiştir ve boşlukta çekimin varlığını ispatlamaya çalışmıştır.

Ruh ve Nefs hakkındaki görüşleri, Razi’ye göre nefs, bedenden önce gelir. Cisim nefse bağlıdır. Bu nedenle bir doktor beden kadar, ruhu da tedavi etmesini bilmelidir. Ruhun ölmezliğine inandığından maddecilerle bu konuda ayrılmıştır. Ancak ruhun bedenden bedene göçü kabul ettiği için de kelamcılardan ayrılır.

Felsefi Görüşleri;

Razi felsefe sisteminde beş kozmogonik prensibe dayanmaktadır.
-Allah
-Boşluk
-Müddet
-Ruh
-Madde

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
   
 
Filozoflar
Filozoflar
Filozoflar