Filozoflar

Facebook Twitter Subscribe
 

ilk çağ filozofları

Filozoflar
Tarih : 15 May 10
Yazar : ozlem

Antik Yunan filozof olan Aristoteles, Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biridir. Fizik, astronomi, ilk felsefe, zooloji, mantık, politika ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir.

M.Ö 384 veya 385′te Athos tepesi diye adlandırılmış Makedonya kenti olan Stageira’da, Makedonya kralı II. Amyntas’ın hekimi olan Nikomakhos’un oğlu olarak dünyaya gelir. 17 yaşındayken Platon’un Atina’dki akademisine girmesiyle Platon’un en parlak çömezlerinden biri olur. Tütör veya yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde okuma tutkusuyla tanınmaktadır. Daha sonraları akademideki öğretime kendisi de katkıda bulunur. Kimi zaman Platoncu savları rakip lsokratos okuluna karşı savunmak için geliştiren, hatta zaman zaman da Evdamos ya da Can üzerine yazılarında olduğu gibi, bu tezleri büyükseyen diyaloglar yazar. Gryllos veya Retorik üzerine Aritoteles’in diyalog yazarlığı dönemine aittir.

Platon öldüğü zaman, akademinin başına ardılı olarak Spevsippos’u atamıştır. Antik Çağ’dan itibaren yaşam öyküsü yazarları herhalde kötücüllüklerinden Platon’un bu seçiminde Aritoteles’in akademiyi terk etmesinin asıl nedenini görüyorlardı. Çünkü Aristoteles, Spevsippos’a karşı garez barındırıyordu. Aynı yıl, belki de ustasının teşvikiyle, Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir. Orada Tiran Atarnevsli Hermias’ın siyasi danışmanı ve dostu olur. Aynı sırada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar. Burada girişimleri arasında yaşambilim üzerine çalışmaları yer alır. Theophrastos’un daveti üzerine, komşu Lesbos adasının doğu kıyısındaki Midilli kentine varır. 343′te Pella’daki Kral Makedonyalı Philippos’un sarayına, oğlu İskender’in eğitimini üstlenmek üzere çağırılır.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 15 May 10
Yazar : ozlem

Platon felsefe açısından çok önemli bir filozof olduğu gibi aynı zamanda matematikçi, felsefi diyaloglar yazarı ve Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi’nin de kurucusudur. Akademi aynı zamanda günümüzdeki modern üniversite oluşumunun başlangıcı larakta kabul edilir. Sokrates’in öğrencisidir ve Aristo’yla birlikte doğal felsefe, bilim ve Batı felsefesinin temellerini atmıştır. Platon, Sokrates’in düşüncelerinden olduğu kadar, onun adalete uymayan öldürülmesinden de etkilenmişti. Geniş omuzları ve atletik yapısı nedeniyle, Yunanca Platon lakabı ile anıldı ve bu şekilde tanındı.

Platon’un felsefi görüşleri üzerine hala tartışılmaktadır. Batı felsefesinin başlangıç noktası ve ilk önemli filozoftur. Antik çağ yunan felsefesinde, Sokrates öncesi filozoflar daha ziyade materyalist görüşler üretmişlerdir. Antik felsefenin maddeci öğretisi, atomcu Demokritos ile en yüksek seviyeye erişmiş, buna idealist felsefe istifade etmiş ve kurguladığı düşünsel ürünleri; çok ustaca, şiirsel bir anlatımla süsleyerek asırlar boyu insanları etkilemeyi başarmıştır.

Modern filozoflardan Alfred North Whitehead’e göre Eflatun’dan sonraki bütün batı felsefesi onun eserine düşülmüş dipnotlardan başka bir şey değildir. Görüşleri İslam ve Hristiyan felsefesine derin etkide bulunmuştur. Platon, eserlerini diyaloglar biçiminde yazmıştır. Diyaloglardaki baş aktör çoğunlukla Sokrates’tir. İnsanlarla görüşlerini tartışır ve onların görüşlerindeki tutarsızlıkları ortaya koyar. Platon çoğunlukla görüşlerini de sokrates’in ağzından açıklamıştır.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 17 Nis 10
Yazar : ozlem

Kehanet anlatısı, genellikle Sokrates’in, bilgelikleriyle ünlenenlere yöneltip onları bunalttığı soruları akla getirir. Bu tür yaklaşımlar ‘çürütme’ denen belli bir kalıp içerisinde sergilenir. Bu yöntem felsefe tarihinin ilk yöntemi bakınımdan oldukça önemlidir. Eski Yunanca’da ‘sınamadan geçirmek’ ya da ‘çürütme’ anlamına gelen elenchos yöntemi, doğruluğundan şüphe duyulmayan bir sava karşı yöneltilen çeşitli sorularla, yapılan açıklamalarla, savın kapsamının olabildiğince genişletilmesiyle, en sonunda savın kendi içine taşdığı çelişki ve tutarsızlıkların kanıtlanmasıyla doğruluk savlarının çürütülmesinin amaçlandığı düşünsel diyalektik bir süreçten oluşmaktadır. Sokrates tarzı bu çürütmenin aşamaları şöyledir;

1.Yanıtlayan, çürütmenin amacını oluşturacak p önermesini savunur.
2.Sokrates akıl yürütmenin ürünü q ve r önermeleri üzerinde yanıtlayanla tartışmasız hem fikir olur.
3.Sokrates’i yanıtlayan q ve r önermelerinden ancak karşıt -p önermesine ulaşacağını kanıtlar.
4.Sokrates bu noktada p’nin yanlış, karşıt p’nin doğru olduğunu gösterildiğini ileri sürer.

Sokrates’e göre çürütme uygulaması o denli önemlidir ki, Savunma da bunun felsefeyle aynı şey olduğunu savunur. Filozofça yaşamanın insanın kendisini ve başkasını sürekli sınamak olduğunu açıklar. Bu manada Sokrates’in diyalektik uslamlama yönteminin amacı insanların iyiye, güzele, erdeme yönelik sürekli bir felsefe arayışı içinde olmalarının sağlanmasıdır. Diyalektik yöntemde yanıt arayan hemen bütün sorular, ‘Güzel nedir?’, ‘Bilgi nedir?’ gibi ne?-lik bildiren bir şeyin özünü ya da doğasını bilmeye yönelikana soru yapısından türerler. Sokrates karşılıklı konuşmalardan yola çıkarak yüzeysel bilginin, bir kavramı tanımlatmayı, tanıtlatmayı amaçlayan sorularla diyaloğu istenen doğrultuda yönlendirir. Bu karşılıklı konuşmalarda konuşmacıların söylediklerinde bulunan tutarsızlıklar ve çelişkiler ortaya çıkarılarak yüzeysel bilginin, en önemlisi de doğru bilinen sanıların bırakılmasını sağlamış olacaktır.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 17 Nis 10
Yazar : ozlem

Sokrates’in felsefi yaşamına başlangıçlık eden olay Delphoi Tapınağı ziyaretidir. Sokrates felsefesinin ana temalarını ele alan başlıca kaynak Sokrates’in Savunması adlı diyalogtur. Bu diyalog Sokrates hakkında açılan dava sonrasında Platon tarafından kaleme alınan bir felsefi başkaldırıdır. Bu eser, sokrates’in felsefi yaklaşımı uyarınca sürdürdüğü yaşamını sergiler. Sokrates yaşam tarzını ve yaşam tarzı nedeniyle sahip olduğu güçlü düşmanlıkları sergilemek amacıyla dostu Khairephon’un Delphoi Tapınağı kahini Pythies’e kendisi ile ilgili ziyaretini aktarmayı gerekli görür.

Khairephon, kahine Sokrates’ten daha bilge birisinin bulunup bulunmadığını sorduğunda kahin, ondan daha bilge birisinin bulunmadığını söyler. Bu bilgiyi alan Sokrates önce şüpheye düşer, çünkü hiçbir şey bilmediğinin farkındadır. Tanrı yalan söylemeyceği için kahinin sözlerinin doğruluğundan şüphe etmemek durumundadır. öylece söz konusu kehanetin, çözümlenmesi gereken bir bilmece olduğunu düşünerek araştırmaya koyulur. Önce adı bilgeye çıkan politikacıya, sonra ozanlara, daha sonra da sahip oldukları Sophia ile ünlü olan ustaların ve zanaatkarların yanına gider. Onlara sorduğu sorularla, onların bilge olmadıklarını kavrar.

Sokrates bunların cehaletin pençesinde kıvrandıklarını fark eder ve hem bilmedikleri şeyleri bildiklerini sandıklarını hem de neleri bilmediklerinin farkında olmadıklarını anlar. Cehaletten daha büyük bir kötülük yoktur. Sokrates o kişilerden farklı olarak; bilmediğini bilir, tam da bu noktada o kişilerden daha bilge olmaktadır. Yani Sokrates kendi cehaletinin farkında olmak gibi insani bilgeliğe sahiptir. Yani sokrates kendini bilmekte ve kendini tanımaktadır.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 16 Nis 10
Yazar : ozlem

Heykeltıraş Sophroniskos’un ve ebe Fenarete’nin oğlu olan Sokrates, Antik Yunan filozofudur. Yunan Felsefesinin kurucularındandır.

Özel hayatına ilişkin fazla bir şey bilinmeyen sokrates, Platon ve Ksenophon’a kadar uzanan bir geleneğe göre kendisine üç çocuk veren Ksanthippi ile evlidir. Platon ve Ksenophun çizdiği portreye göre basık burunlu, patlak gözlü, sarı dudaklı ve göbeklidir. Alçakgönüllü, alışkanlıkları ve felsefeden başka bir uğraşı olmadığı bilinen sokrates, başta öğrencisi Platon olmak üzere Yunan gençleri üzerinde giderek kendisini taklit etmeye varan derecede yükselen bir etki yaratır.

Sokrates gibi yalın ayak yürürler, yıkanmazlar. Hatta bu grup özentisini alaya almak için Aristophanes Kuşlar adlı komedyasında bir terim icat eder. Bu terim Esokraton’dur. Uzun saçlı olurlar, açlık çekerler, yıkanmazlar, Sokrateslik taslayanlardır. Ahlak felsefesinin kurucusu olarak kabul edilen Sokrates’in yaşamının en belirgin olaylarından biri M.Ö 399 yılında hakkında açılan davadır. Platon’un Sokrates’in Savunması adlı eserinde anlattığı kadarıyla Sokrates, şehrin tanrılarına inanmamak onların yerine başka tanrılar koymak ve böylece gençliği zehirlemekle suçlanır. Sokrates bu suçlamalar karşısında ölüme mahkum edilir. Yazılı bir eseri bulunmamaktadır.

Filozoflar
Tarih : 16 Nis 10
Yazar : ozlem

Birbirinden bağımsız olarak çalışan sofistler daha çok etik, siyasal ve toplumsal sorunlar üzerinde durmuşlardır. Bunlar; tek tek insana değer verilmesi, hakim olan dinin devletin geçerlilikte var olan hukukun bağlarından kurtarılması, her türlü yasanın yerine doğanın konulması ve zayıf muhakemeyi kuvvetli muhakeme haline getirmektir.

Kendilerinden önceki doğa filozofları temel maddenin ya da nedeninin ne olduğunu kendilerine sormuşlar; su, hava, ateş, toprak, atom vb. şeklinde cevaplar vermişlerdir. Sofistlerin ilki ve en ünlüsü Protagoras ise bu türden bir doğa felsefesinden uzaklaşmış, evreni bilmeyi dışta bırakmış ve temel nedenleri bu yönde arayışlara kuşkuyla yaklaşmıştır. İnsanın her şeyin ölçüsü kabul etmiş ve çelişmezlik ilkesini inkar etmiştir. Aynı zamanda Heraklitos’un her şeyin değiştiği önermesini Protagoras hiçbir şeyin belirli bir şey olamayacağı ve mutlak bir varlık aramanın anlamsız olduğunu öne sürerek reddeder. Bir diğer önemli sofist düşünür Leontinoi’li Gorgias varoluşla ulaşabilmeyi imkansız sayıyordu. Ona göre ne varlık vardır ne de varlığın bilgisi mümkündür.

Bilginin bir başkasına aktarılması söz konusu değildir. Sofistler insanları yetiştirmek üzere onlara bilgi ve hitabet sanatını öğretmeye çalışmışlarıdr, onlar aracılığıyla felsefe dış dünyadan insan dünyasına yöneltilmiş olmalıdır. Dil konusunda ilk incelemeler de bir anlamda sofistlere bağlıdır. Gorgias, Prodikos ve Hippias’ın eşanlamlılık, gramer ve biçimsellik konularında açıklamaları olmuştur. Aynı şekilde sofistler mantık üzerinde de durmuşlar ve önermelerin nasıl katlanıp çürütüldüğüyle ilgilenmişlerdir. Felsefenin bir eğitim meselesi olarak uygulanması, toplumsal ayrımların ve eşitsizliklerin insan ürünü olarak değerlendirilmesi, herkesin eşit olduğu düşüncesinin geliştirilmesi, doğal hukukun savunulması, dinin ve tanrının reddedilmesi, sofistlerin belli başlı felsefi konularıdır.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 16 Nis 10
Yazar : ozlem

-Protagoras
-Leontinoi’li Gorgias
-Antiphon
-Elis’li Hippias
-Alkidamos
-Lykophron
-Kallikles
-Keos’lu Prodikos
-Kritias
-Simonides
-Chalkedon’lu Thyrasymakos
-Ahonymus Lamblichi

Filozoflar
Tarih : 16 Nis 10
Yazar : ozlem

Klazomenai’li Anaksagoras, Sokrates öncesi düşünürlerden biridir. Ana madde ve ilk hareket ettirici neden öğretisi vardır. Doğum yeri olarak bugünkü Urla gösterilmiştir ve soylu bir aileye sahiptir. Bütün servetini bilimsel araştırmalar uğruna harcadığını söylenmektedir. İ.Ö 468 yılında düşen bir gök taşını incelemiş ve onun kızgın bir taş kitlesi olduğu kanaatine varmıştır. Anaksagoras Atina’ya yerleşmek için gelen ilk düşünürdür. Onun sayesinde Atina felsefe dünyasına giriş yapmıştır.

Atina’da oldukça iyi karşılanmış ve dönemin en güçlüsü olan Perikles’in dostu olmuştur. Aynı zamanda Euripides’le de dostluk kurmayı başarmıştır. Gök cisimlerini incelemesi ve gök taşının düşmesi onu evrensel düzenle ilgili yeni kuramlar geliştirmeye itmiştir. Ay ve güneş tutulmaları, gök taşları, gök kuşağı ve Peloponnesos’dan daha büyük ve ışık saçan bir kütle olarak tanımladığı güneşle ilgili bilgiler vermeye çalışmıştır. Gök cisimlerinin dünyayla aynı yapıda olduğunu ileri sürmüştür. Bununla birlikte bu kuramları halkın inançlarına ters düşmüştür. Çünkü o dönemde güneş Yunanlılar için bir tanrıdır ve onu bir baş olarak nitelendirmek büyük saygısızlıktır. Bu nedenle İ.Ö 450′de Anaksagoras, Perikles’in siyasi karşıtları tarafından, yerleşik inanca karşı geldiği düşüncesiyle mahkemeye verilmiştir. Perikles sayesinde serbest bırakılmışsa da yine de Atina’dan ayrılıp İyonya’da bulunan Lampsakos’a gitmeye zorlanmıştır. Lampsakos (Şimdiki Çanakkale) İ.Ö 428′de orada ölmüştür. Ölümünden sonra Lampsakos agorasına heykelinin dikildiği ve de öğrencilerin onun ölüm yıldönümlerinde anma törenleri düzenledikleri söylenir.

Filozoflar
Tarih : 16 Nis 10
Yazar : ozlem

Kıbrıslı Zenon, M.Ö 335-263 yılları arasında yaşamıştır ve Stoa Okulu’nun kurucusu olan yunan filozoftur. Akademi’de Krates’in nezaretinde felsefeyle meşgul olan Zenon, Stoalılar tarafından benimsenen temel ilkeleri belirlemiştir.

Zenon’a göre gerçek olan her şey maddidir; fakat evren pasif bir maddeden oluşmamıştır. Değişen bir yapısı olan düzenli bütün olan evrendeki pasif maddeden başka, doğadaki düzenleyici, aktif öğreyi temsil eden bir güç daha vardır. Aktif güç, maddeden farklı değildir; ancak maddenin değişik bir görünümüdür. O, hava akıntısı ya da nefes gibi, sürekli olarak hareket eden ince bir şeydir. Zenon bu gücün ateş olduğunu söyler ve bu ateş var olan her şeye yayılır. Bu maddi ateşin en temel özelliği akıldır. Bu ateş, evrendeki en yüksek varlık türüdür. Zenon’a göre, Tanrı her şeydir. Yani, Tanrı bireyleri birbiriyle birleştiren ateş ya da sıcak nefestir. O, doğanın içindeki akıl ya da rasyonel güçtür. Tanrı’nın ateş ya da rasyonel bir güç olduğunu söylemek, doğaya aklın ve akıl ilkesinin egemen olduğunu söylemekten başka bir şey değildir.

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
Tarih : 16 Nis 10
Yazar : ozlem

Ana Madde Ateş

Herakleitos, nesnelerin kendisinden gelip, kendisine gittiklerini ilk maddenin ateş olduğunu söylemiştir. Ona göre dünyamız sonsuz canlı ateşten değişmeyle meydana gelmiş ve bir vakit gelecek sonunda ateşe girecektir, böylece akış yeniden başlayacaktır:

“Bütünün kendisi olan bu kozmosu ne bir tanrı, ne de bir insan meydana getirmiştir. O, daima belli ölçülere göre yanan, belli ölçülere göre sönen ezeli ve ebedi ateştir.”

Ona göre ateş, ihtiyaç ve tokluktur.Çünkü ihtiyaç veya açlık, ateşin kozmik düzenine işaret eder; tokluk ise bir nesnenin ölümünü, ateşe dönüşmesini ifade eder.

Herakleitos’a göre herşey ateşten geldi ve yok olup tekrar ateşe dönecek. Ateşin gelip her şeyi yargılayıp mahkum edeceğini söyler. Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez. O hep varolan ateştir. Belli bir ölçü içerisinde ateş ile maddeler karşılıklı olarak birbirlerine dönüşürler. Bu dönüşümler kozmik düzeni meydana getirirler:

“Her şey ateşle takas olur, ateş de her şeyle; tıpkı altın ile malların ve mallar ile altının takas edilmesi gibi.”

Karşıtların Birliği ve Savaşı

Karşıtların savaşı oluşun zorunlu ve tek şartıdır. Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı. Kozmos karşıtlıkların savaşının meydana getirdiği bir uyum harmoniadır:

Devamı İçin Tıklayınız »

Filozoflar
   
 
Filozoflar
Filozoflar
Filozoflar